Anasayfa

Şebnem Ferah

Volvox

Forum

Galeri

Şarkı Sözleri

Iletişim

şeboist :: şebnem ferah fan sitesi  
www.seboist.com © 2005-2008  
 
 
Şebnem Ferah
Forum Anasayfa ~ Spor ~ BASKETBOL
Yazar Mesaj
Sebomyna
Tarih 21 Şubat 2008 22:29
Mesaj konusu BASKETBOL
Aktif Üye
Aktif Üye
Yaş: 21 Cinsiyet: Bayan Burç: Balık Nerden: Manisa Kayıt: Aralık, 2007 Meslek: Öğrenci Mesajlar: 116
TARİHÇE:Basketbol, ABD'nin Massachusetts eyaletinde, Springfield Genç Erkekler Hıristiyan Birliği (YMCA) Eğitim Okulu'nda beden eğitimi öğretmeni olan James Naismith tarafından 1891'de yaratılmıştır.Atlet ve beyzbolculara kış antremanı yaptırmak amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç, tahtadan yapılmış sepetlere topun sokulmasıydı. İlk oynayış şeklinde, 7 kişilik iki takım arasında 20'şer dakikalık üç devre üzerinden oynanmıştır. Oyunun asıl hedefini sepetler oluşturduğundan, Dr. Naismitih tarafından bu oyuna "sepet topu" anlamına gelen basketbol' adı verilmiştir.
Basketbol, yaratılmasından kısa bir süre sonra YMCA'yı aşarak bütün okullara, üniversitelere ve hatta semtlerde bulunan cimnastik salonlarına kadar yayılmıştır.Gençlerde bu spora karşı uyanan istek ve heyecanda kulüpleri basketbol şubeleri açıp takımlar kurmaya zorlamış ve böylece basketbol, Amerika'nın en popüler ulusal oyunu haline gelmiştir.
Basketbolun Avrupa'daki ilk denemesi, 1893 yılında Paris'in Trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır.Daha sonraları, özellikle Birinci Dünya Savaşı sırasında, basketbolun Avrupa'da yayılmasında Amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur.Hızla gelişme gösteren basketbol böylece Avrupa'da en gözde sporlar arasında yerini almıştır. Amerika, 1897 yılında erkeklerde, ardından 1900 yılında bayanlar arasında ilk milli basketbol şampiyonlarını düzenleyerek, bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir.Amerikalılar milli spor olarak benimsedikleri basketbolu, 1904 St. Louis Olimpiyat Oyunları'nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek, Olimpiyat Oyunları'na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır.1905 yılında dünyanın en büyük spor salonlarından New York Madison Square Garden, kapılarını basketbola açmıştır.
Uzakdoğu'da da 1913 yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır.Böylece bu oyun birkaç yıl içinde Kanada, Fransa, İngiltere, Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere, tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış, özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar, basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır.Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu (FIBA),uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla, 20 Haziran 1932'de İsviçre'nin Cenevre şehrinde İsviçre, Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslovakya Basketbol Federasyonları'nın işbirliği ile oluşturulmuştur.FIBA her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları'nın düzenlendiği şehirde toplanarak, basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.
Avrupa Basketbol Şampiyonası 1935 yılında başlamış olup, 2 yılda bir düzenlenmektedir.Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936'da Berlin'de düzenlenen Olimpiyat Oyunları'na dahil edilmiştir. 1951 yılında başlayan Erkekler Dünya Şampiyonası'nı 1953'te Bayanlar Dünya Şampiyonası izlemiş, Olimpiyat Oyunları'na basketbol dalında bayanlar ilk kez 1976'da katılmışlardır. Avrupa ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır.


BASKETBOL SAHA ÖLÇÜSÜ:Basketbol çoğunlukla kapalı salonda oynanır. Dikdörtgen biçimindeki basketbol alanının tabanı sert tahtadan yapılır. Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, ideal boyutlar 28 m x 15 m'dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarındadır ve çoğunlukla cam beyazı plastik kullanılır panyalarda. Pota üzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet bulunur. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75-78 cm, ağırlığı 600-650 gramdır.


KURALLAR:
FIBA standardında bir basketbol sahasıBasketbol müsabakaları iki hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. Her devreden sonra saha değişimi yapılır. Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır. Oyun, 10'ar dakikalık dört periyottan oluşur.(Bu süre NBA'de 12 dakika olarak belirlenmiştir.) Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 2'şer dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir. Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer. Oyuncu topla birlikte, top sürme (dribbling), pas atma (passing), şut atma (shooting) aktivitelerini yapma şansına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır.
Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir. Bir takımdaki beş oyuncudan genellikle biri post(orta),ikisi guard(point guard,shooting guard)ikisi de forvet(içeriye yardım eden power forvet ve small forvet) oyuncusudur. Ayrıca bu 5linin değişik varyasyonları da görülebilir.(1guard,2forvet,2uzun; 2guard,1forvet,2uzun) Oyunu bir baş hakem ve yardımcı hakem olarak iki hakem yönetir. Her oyuncu beş faulle oyun dışında kalır, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır. Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder. Her sayı atışından sonra veya hakemin düdüğü çalmasının ardından, oyun ve oyun zamanı durur. Sayı yiyen takımın pota gerisindeki çizgi arkasından topu oyuna sokması ile hem zaman hem de oyun tekrar başlar. Oyun içindeki diğer durumlara göre, hakemin gösterdiği yerlerden, top oyuna sokulur. Üç sayı çizgisi içinden yapılan her başarılı atış iki sayı, üç sayı çizgisi gerisinden yapılan her başarılı atış üç sayı olarak değerlendirilir. Faullerden veya kural ihlallerinden dolayı kazanılan başarılı serbest atışlar bir sayı olarak değerlendirilir. Oyuncular iki durumda cezalandırılır: 1- Bireysel kural ihlalleri 2- Faul yapılan durumlar. Kural ihlali veya hatası (hatalı yürüme, topun çizgi dışına çıkması, hücum oyuncusunun üç saniyeden fazla post içinde durması v.b) top kullanma hakkını karşı takıma verir. Yapılan bireysel fauller ( itme, çekme, vurma, tutma v.b) ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak, rakip topu yandan oyuna sokar, ya da serbest atış yapma hakkı kazanır. Serbest atış hakkı adedi, faulun yapıldığı zaman, yer ve çeşidine göre değişir. Şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa, atışı yapan takıma iki serbest atış hakkı verilir. Eğer atış sayı olmuşsa, bir serbest atış hakkı verilir. Bir takım, bir devredeki "takım faul" sınırını geçmiş ve atış sahası dışında faul yapmışsa, o zaman bire-bir denen serbest atış hakkını kullanır. Bu atışta kural, ilk atış sayı olursa, ikinci atış yapma hakkı kazanmaktır. Bire-bir'de ilk atışı kaçıran ikinci atışı yapamaz, top potadan oyun alanına dönerse, oyun devam eder. Teknik faullerde (oyunu geciktirme, sportmenlik dışı davranışlar, hakeme itiraz, izinsiz oyuna girme v.b) iki serbest atış hakkı verilir.


OYUN SÜRESİ VE HAKEMLER:Basketbol karşılaşmalarını, iki ya da üç orta hakem, bir sayı hakemi, bir 24 saniye hakemi ve bir de saat hakemi yönetir. Bazen sayı hakemine bir yardımcı eşlik eder.
Basketbol karşılaşması, genellikle 10’ar dakikadan oluşan 4 periyottan ve 2 devreden oluşur. İki devre arasında 15 dakika ara verilir. Beraberlik durumunda beşer dakikalık uzatma devreleri oynanır.
Topun kurallara uygun olarak oyuna girmesiyle ve bir oyuncunun topa değmesiyle karşılaşma saati işlemeye başlar. Herhangi bir nedenle oyun durduğunda, saat de durur. Hakemin kolunu yumrukla yukarı kaldırması faulü işaret eder. Açık elin ortasına dikilen işaret parmağı ise mola istendiğini gösterir. Mola, bir takımın koçunun istediği kısa aradır. Koç takımının oyuncularına taktik vermek için mola alır. Takımlar bir maç sırasında toplam altı mola (1.devre 2. üç mola ve 3.devre 4. üç mola)alabilir. Maç uzaması durumunda, her uzatma devresinde takımlara birer mola hakkı daha verilir. 4 saniye arasında topu elinde tutamaz. Çünkü 3 saniyeyi geçerse maç baştan oynanır hangi takımın elindeyse o takım sayı kaybeder.Nba de ise periyotlar 12'şer dakikadan oluşur.

www.wikipedia.org/wiki/Basketbol
  Kullanıcının profilini görüntüle MSN Messenger
pussuk
Tarih 21 Şubat 2008 23:14
Mesaj konusu Re: BASKETBOL
Aktif Üye
Aktif Üye
Yaş: 21 Cinsiyet: Bayan Burç: Kova Nerden: Yalova Kayıt: Ekim, 2007 Meslek: Öğrenci Mesajlar: 239
ilk okul zamanımda birazcık oynamıştım sayesinde boyum uzamıştı okul değiştirince bidaha oynayamadım ama izlemesini çok severim çok zevklibir spordur.
  Kullanıcının profilini görüntüle
Sebomyna
Tarih 21 Şubat 2008 23:23
Mesaj konusu Re: BASKETBOL
Aktif Üye
Aktif Üye
Yaş: 21 Cinsiyet: Bayan Burç: Balık Nerden: Manisa Kayıt: Aralık, 2007 Meslek: Öğrenci Mesajlar: 116
Kesinlikle çok zevkli bir oyun neredeyse kendimi bildim bileli basketbol oynuyorum.Basketbol hayatım diyebilirim.Mesleğimde bu yönde gelişti bu sayede hayallerimde gerçek oldu Bir şebom bir de Basketbol gerisi yalan
  Kullanıcının profilini görüntüle MSN Messenger
sinan
Tarih 21 Şubat 2008 23:38
Mesaj konusu Re: BASKETBOL
Site Admin
Yaş: 23 Cinsiyet: Erkek Burç: Oğlak Kayıt: Şubat, 2007 Mesajlar: 1090
basketbolcu musun yani :) iyiymiş

gençken biz de oynardık :p
  Kullanıcının profilini görüntüle Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
theconqueror
Tarih 22 Şubat 2008 17:05
Mesaj konusu Re: BASKETBOL
Forum Demirbaşı
Forum Demirbaşı
Yaş: 18 Cinsiyet: Erkek Burç: Balık Nerden: İstanbul Kayıt: Eylül, 2007 Meslek: Muhasebe Mesajlar: 556
bende ilk okul yıllarımda aşırı meraklısıydım okula hergün farklı bir basket topuyla giderdim neredeyse...pussuk gibi benimde boyum basket sayesinde uzadı.gerçekten çok zevkli bir oyun ama şimdi oynamaktan çok izlemesini tercih ederim....
  Kullanıcının profilini görüntüle MSN Messenger
bOhEmZuLiK
Tarih 24 Şubat 2008 14:01
Mesaj konusu Re: BASKETBOL
Site Ahalisi
Site Ahalisi
Yaş: 18 Cinsiyet: Bayan Burç: Oğlak Nerden: Erzurum Kayıt: Ekim, 2007 Meslek: Öğrenci Mesajlar: 484
boyum lise birde çok kısaydı o yüzden lise birde hiç oynayamazdım kısalıktan dolayı
ama şimdi boyum bayabi uzadı bu seferde beden eğitimi dersimiz yoktu(bölümden dolayı) tenefüslerde bilinçsiz birşekilde oynamaya çalışıyorduk
oynamayı iyi becerenlere hep imreniyorum
  Kullanıcının profilini görüntüle
umuts
Tarih 24 Şubat 2008 16:48
Mesaj konusu Re: BASKETBOL
Site Ahalisi
Site Ahalisi
Yaş: 20 Cinsiyet: Erkek Burç: Kova Nerden: Kars Kayıt: Eylül, 2007 Meslek: Öğrenci Mesajlar: 389
basketbolu orta okulda bende çok severdim,sonra futbol aşkı bastırdı bu sevgiyi...izlemeyi tercih edenlerdenim..ayrıca bence futboldan daha yorucu bi spor ?
  Kullanıcının profilini görüntüle MSN Messenger
denizZ
Tarih 25 Şubat 2008 10:04
Mesaj konusu Re: BASKETBOL
Site Ahalisi
Site Ahalisi
Yaş: 21 Cinsiyet: Bayan Burç: Koç Nerden: İçel-Mersin Kayıt: Şubat, 2008 Mesajlar: 430
ben de 5 sene boyunca lisanslı olarak basketbol oynadım. ama daha sonra malesef ÖSS yüzünden bırakmak zorunda kaldım. çok da bağlanmamışım ya da doymuş muyum nedir o kadar da eksikliğini hissetmedim.
aslında hala şöyle zevkli bir maç izlediğimde sahaya atlamamak için kendimi zor tutuyorum! itiraf etmeliyim ki kulüp maçlarını yaptığımız spor salonuna gittiğimde heyecandan ayaklarım titriyor, sanki maça çıkmak için gelmişim... o günleri özlüyorum...
  Kullanıcının profilini görüntüle
berfin
Tarih 12 Mart 2008 20:50
Mesaj konusu Re: BASKETBOL
Yeni Üye
Yeni Üye
Yaş: 14 Cinsiyet: Bayan Burç: Boğa Nerden: İzmir Kayıt: Mart, 2008 Meslek: Öğrenci Mesajlar: 9
bize bir antranör geldi bizi çalıştırıyor ama hava da atıyor işte telefonundaki mehmet okur'u, karısı yelda okur'u, ibrahim kutluay'ı falan göstreriyor

basketbol ne olursa olsun isterse hoca canını çıkarsın dünyanın en güzel sporu ama hocayı sevmezsen de olmuyor zorlamamak lazım bu hocayı seveceğim diye hoca beni çok seviyor ama ben basketbolu çok severken onun yüzünden basketboldan soğudum
  Kullanıcının profilini görüntüle MSN Messenger
Sebomyna
Tarih 13 Mart 2008 11:57
Mesaj konusu Re: BASKETBOL
Aktif Üye
Aktif Üye
Yaş: 21 Cinsiyet: Bayan Burç: Balık Nerden: Manisa Kayıt: Aralık, 2007 Meslek: Öğrenci Mesajlar: 116
Berfin haklı olabilirsin ama bu sporu seviyorsan hiçbirşey önüne engel olmamalı bence koçların bir kısmında dediğin olay var gerçekten kendilerini bu yolla tatmin ediyolar sanırım benimde hayatıma dediğin türlerden antrenörler girdi ama basketbol sevgisi hiçbir şekilde spordan soğumama sebep olmadı.
  Kullanıcının profilini görüntüle MSN Messenger
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)
1, 2  Sonraki